Yeni Aktüel Dergisi Mustafa’nın Kahvaltı Dünyasında

aktüel-kahvaltıDiyarbakır’da Her Zevke Uygun Restoran Bulmak Mümkün Ama Kahvaltı Salonlarının Yeri Ayrı…

Diyarbakır Kahvaltısıı Çok Başka

Necla Bayraktar /

Güneydoğu’nun önemli kültür, ticaret merkezlerinden Diyarbakır aynı zamanda bir yeme-içme cenneti… Kentte her zevke uygun çok sayıda mekân var. Her ne kadar ilk sırayı kebap alsa da, kentin kahvaltı salonlarını atlamak olmaz.

Diyarbakır Güneydoğu’nun sosyal hayatı en hareketli kentlerinden, belki de en hareketlisiNeredeyse 1 milyona dayanmış nüfusunun yanı sıra, 5 bin yıllık tarihi ve çok bozulmamış tarihi dokusuyla hem yerli hem de yabancı turistlerin de sevdiği bir yer. Kurulduğu ilk günden beri bir ticaret, kültür kenti olan Diyarbakır birçok geleneği hâlâ yaşatıyor. Kentte yemek çok önemli. Yerleşik restoranların yanı sıra sokaklar seyyar kebapçılarla, tatlıcılarla dolu. Her köşeden bir koku yükseliyor. Fakat kahvaltının yeri ayrı. Yöre halkı için belki de en önemli öğünSabahın erken saatlerinden itibaren irili ufaklı kahvaltı mekânları dolup dolup taşıyor. Mustafa’nın Kahvaltı Dünyası bunlardan biri ama diğerlerinden farklı. Mustafa Avcılar küçük yaşlardan beri aynı işi yapan babasının yanında çalışarak işi öğrenmiş. Ama öğrendiği kadarla kalmamış, kendisini geliştirmiş. Kısa bir süre önce de baba yadigârı dükkânının yanı sıra kentin tarihi mekânlarından Hasanpaşa Hanı’nın üst katında yeni yerini açmış.
Yerli yabancı, yolu Diyarbakır’a düşen herkes Mustafa’nın sofrasından geçiyor. Sofra çok zengin. Siz kahvaltıya oturunca, bir şey söylemenize gerek yok; masa anında donanıyor. Mustafa’nın kendi yaptığı reçeller, peynirler, kavurmalı yumurta, çeşit çeşit zeytin, meyveli yoğurt, muhteşem Diyarbakır ekmeğiBelki size garip gelecek ama patates, patlıcan, biber kızartması da masanın olmazsa olmazlarından. “Kahvaltıda bunlar yenir mi” demeyin, deneyin, kesinlikle memnun kalacaksınız. Peynirlerin çoğunu Mustafa Usta kendisi yapıyor. Hele Diyarbakır’a özgü, “sirik” otuyla yapılan bir peynir var ki benim favorim. Peynirlerin bir kısmı Mardin, Siirt gibi civar illerden geliyor, hepsi birbirinden lezzetli. Böylesine yoğun lezzetleri, 1575 yılında yapılmış çok özel bir mekânda tatmak inanılmaz keyifli. Eğer; “Bir kahvaltı için şimdi Diyarbakır’a mı gidelim” diye sorarsanız, işi abartıp; “Evet gidin!” diyebilirim. Şakası bir yana yolunuz civara düşerse, Mustafa’nın kahvaltısını sakın ihmal etmeyin. Kahvaltınızı edin ve kendinizi, şehrin eski sokaklarına atın, daracık yollardan tarihi taş evlerin aralarından kadim şehri keşfedin. Bu sokaklarda çok hoş sürprizlerle karşılaşacağınızı da unutmayın. Unutmamanız gereken bir şey daha; kendinizi sokaklara atmadan önce; o muhteşem kahvaltının ardından hazım için, Türk kahvesi içmeyi ihmal etmeyin

Kaynak Link

Bir Cevap Yazın

Powered by keepvid themefull earn money